BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ

Boğaziçi’nde ilk köprü M.Ö. 511 yılında Koreht’li Mandrokal adlı mimar tarafından Pers İmparatoru Darius’ un 80.000 kişilik ordusu için kurulmuştu. Şimdiki Anadoluhisarı’yla Rumelihisarı arasında, sallarla sandalları birbirine bağlayarak yapılan eğreti köprü sayesinde Darius, Asya’dan Avrupa’ya ilk geçen ünlü kişi olmuş; buradan Helenler üzerine yürümüştü.

Boğaziçi’ne temelli bir köprü yapma işi 16’ncı yüzyılda ele alınmıştı. Bu konuda yapılan ilk proje Licardo adlı bir Ceneviz’ liye aitti. Bunu Leonardo Da Vinci’nin (1452-1519) yaptığı proje takip etti. Da Vinci, Osmanlı İmparatoru İkinci Bayezid’e, Boğaziçi’nde, açılır kapanır bir asma köprü yapılmasını teklif ediyordu. (Bu konudaki bütün belgeler İstanbul Topkapı Sarayı arşivlerindedir). Ancak, Haliç’e bile köprü yaptırmaktan çekinen padişahlardan biri olan 2’nci Bayezid bu teklife önem vermedi.

1900 yılında, İmparator İkinci Wilhelm’in başında bulunduğu Almanya, İkinci Abdülhamit’e (1876-1909) bir başka proje sundu. Hamburg’dan kalkıp Kalküta’ya 12 günde gidecek bir trenin geçebileceği bu “Demiryolu Köprüsü”, denizde yükselecek taş beton ayaklar üzerinde kurulacaktı. Köprünün 5-6 ayağı olacak, her ayağın üzerinde bir cami kubbesiyle dört minare yükselecekti. 24 minareli bu projenin adı “Hamidiye Köprüsü”ydü. Evhamlı Padişah kuşkulandı ve teklifi kabul etmedi. Proje kâğıt üzerinde kaldı.

Bundan sonra Frederich Storm adındaki bir Amerika’lı mühendis «Tünel-i Bahrî» (Deniz Tüneli) projesini ortaya attı. Sarayburnu ile Haydarpaşa arasında bir sualtı tüneliyle iki kıtayı birbirine bağlamayı teklif ediyordu. Bu proje de kaldı. 1908 İkinci Meşrutiyetinden sonra F. Arnodin adında bir Fransız mühendisi, Boğaz’ı iki köprüyle bağlamayı teklif etti: Biri Sirkeci Garı’nı Salacak üzerinden Haydarpaşa Garı’na bağlıyordu. Öteki köprü Rumelihisarı-Kandilli arasında kuruluyordu. O zamanki siyasal karışıklık arasında bu proje de rafa kaldırıldı.

Cumhuriyet’in ilanından sonra, bu konuya ilk el atan kişi Nuri Demirağ oldu. Sultanahmet tepesi eteklerindeki Ahır kapı sahillerinden Üsküdar-Salacak sırtlarındaki Doğancılar’a kadar uzanan, tam 2.560 metrelik köprünün projelerini Amerika’daki Golden Gate isimli köprüyü yapan mühendislere, masrafını kendisi yapıp çizdirmişti. Ancak o zamanki hükümet bu projeyi de fazla hayalci ve uygulanabilir nitelikten uzak buldu ve reddetti.

Boğaziçi Köprüsü konusunda ilk ciddi ve bilimsel adım 1953 yılında atıldı. İki yıllık etütler sonunda Karayolları Genel Müdürlüğü, yabancı mühendislik ve müşavirlik firmalarıyla anlaşma yaptı. 1956’da, köprü için en elverişli geçit yerinin Ortaköy-Beylerbeyi arası olduğu anlaşılmıştı. 1958’de daha detaylı etütler yapıldı. 1964’te Japonlar, denizdeki iki ayak arası 670 metre olan, tam uzunluğu 1.340 metreyi bulan bir proje teklif ettiler. Köprü 300 milyon liraya çıkacaktı. 1968’de İngiliz, Alman, Fransız firmaları yeni projelerle ortaya çıktılar. Nihayet anlaşmalar imzalandı ve 20 Şubat 1970’te, resmi adı “İstanbul Boğaziçi Köprüsü” olan büyük eserin temeli atıldı. Çalışma 2 Mayıs 1970’te başladı ve 1974 yılma göre dünyada dördüncü Avrupa’da birinci sırada yer alan bu modern asma köprünün 30 Ekim 1973’te açılış töreni yapıldı.

KÖPRÜ HAKKINDAKİ TEKNİK BİLGİLER:

Köprü ayaklarını dikme işi 1 Temmuz 1971’de başlamıştır. İlk “kılavuz teli” 11-12 Ocak 1972’de atılmış, ilk tahliyenin konulması 7 Aralık 1972’ye rastlamış; son tabiiye 26 Mart 1973’te tamamlanmış ve böylece Boğaziçi’nin iki yakası, Avrupa ile Asya bir çelik yol ile birleşmiştir. Servis köprüsünün tamamlanmasıyla ilk defa Avrupa’dan Asya’ya insanların geçmesi (işçilerin) 29 Mart 1973’te mümkün olmuştur. Köprünün trafiğe açılışı ise 31 Ekim 1973 sabahıdır.

Köprüde ana gövdeyi “Ana kablo” denilen ve kalınlığı 600 milimetreye kadar çıkan iki kabloya bağlayan tellere “askı” adı verilmektedir. Bunlar 60 milimetre çapında, tek bükümlü, yüksek mukavemetli çelik tellerdir. Kopma mukavemeti her birinde 300 tondur. Ana kabloların pilonlar (kule) ile karadaki betonarme bağlantı yeri (ankraj) arasındaki kısmı 600 milimetre çapındadır ve 5 milimetre çapında 11.176 telden meydana gelmiştir. Bu iki ana kablo iki kule arasında (deniz üstünde) çapı 580 milimetreye inmekte ve birbirine sarılı çelik tel sayısı da 10.414 olmaktadır. Bu binlerce telden sadece bir tanesinin çekme gücü 160 kg./mm2’dir. Ana kablolar arasındaki mesafe 28 metredir. Köprünün asılı kısmında metre tüle düşen ağırlık (1 metre uzunluktaki kablonun çektiği yük) 14.300 tondur. Bir ana kablonun maksimum çekme kuvveti 15.400 tondur. Yani, köprü iki ana kablosuyla 38.800 ton çekebilir ki bu da her biri 5 tonluk olmak üzere 6.000 kamyon eder. Köprü hiçbir zaman 600 kamyondan fazlasını tabiiye yüzeyine sığdıramayacağına göre güvenlik derecesinin 10 misli olduğu anlaşılmaktadır. Köprüde deprem etkileri de düşünülmüş ve bu konuda tedbirler alınmıştır.

KÖPRÜ HAKKINDA BİRKAÇ RAKAM:

  • Boğaziçi Köprüsü 1.700 iş gününde bitirilmiştir.
  • Günde ortalama 35 mühendis 400 işçi çalışmıştır.
  • İki ayağı arasındaki mesafe (ana açıklık) 1.074 metredir.
  • Köprünün Beylerbeyinden Ortaköy’e ulaşan toplam uzunluğu 1.560 metredir.
  • Denizden yüksekliği kıyılarda 64, ortada 69,5 metredir. Ortadaki 400 metrelik şeridin altından dünyanın en büyük transatlantikleri geçebilir.
  • Köprünün gövde kısmı 60 tahliyeden yani üniteden meydana gelmiştir.
  • Bir tabiiye 17,90 metre uzunluğundadır ve rüzgârlara karşı “aerodinamik” bir kibrit kutusu gibi yapılmıştır.
  • Köprünün genişliği 33,40 metredir.
  • Köprüde her biri 3,5 m. genişliğinde 6 trafik şeridi vardır.
  • Köprünün her iki yanında 2,5 m. genişliğinde birer yaya şeridi vardır.

Köprü üzerinde 46 adet elektrik direği vardır.